Cep telefonu ve kanser hakkında

27 May 2010 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü 10 yıl süren cep telefonu kullanımı araştırmasını açıkladı. Çalışmaya göre cep telefonuyla günde 30 dakikadan uzun konuşmak beyin kanseri riskini üçte bir artırıyor.

Günde 30 dakikadan fazla cep telefonu kullanmak beyin kanseri riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 10 yıl süren çalışmasının sonuçları cep telefonu ve kanser arasındaki ilişkinin sonuçlarını ortaya koydu.

13 ülkeden 30 yaş üstü 5 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırmada, günde 30 dakikadan fazla cep telefonuyla konuşanlarda beyin kanseri riskinin üçte bir arttığı gözlendi.

Radikal`in Daily Mail`den aldığı habere göre; uzmanlar cep telefonlarının kulaklıkla kullanılmasını, direkt kulağa koyulmamasını öneriyor ancak cep telefonu kullanıcılarının büyük bölümü, cep telefonlarını kulaklıkla kullanmayı tercih etmiyor. Cep telefonunu günde 30 dakikadan az ya da kulaklıkla kullanmanın beyin kanseriyle doğrudan ilişkisi olup olmadığıysa gözlemlenmedi. Uzmanlar, cep telefonu kullanımının son 10 yıldır yoğunlaştığını, cep telefonu kullanmanın az ya da dolaylı olmasının beyinde nasıl bir hasara neden olduğunun henüz geniş çaplı bir araştırmaya konu olmadığını söyleyip uyarıyor: Yakın gelecekte cep telefonunun uzun vadeli zararlarını da göreceğiz.

30 YAŞ ALTI `AĞIR KULLANICI

Uzmanlar özellikle 30 yaş altı kişilerin cep telefonunun en sık kullanan kitle olduğunu söylüyor. Araştırmacılar, 30 yaş altı cep telefonu kullanıcıları, ‘ağır kullanıcılar’ olarak tanımlanıyor. Bu kişiler cep telefonuyla günde 30 dakikadan fazla konuşuyor. 30 yaş üstü kullanıcıların genel cep telefonu kullanma ortalamasıysa ayda iki saat. Araştırmacıların bir sonraki adımı, çocukların cep telefonu kullanmasının beyin tümörü oluşumuna etkisini araştırmak olacak. Uzmanlar, çocukların beyin hücreleri henüz gelişmemiş olduğu için risk altında olduklarını düşünüyor.

Korhan Korkan Kimdir Hakkında

23 April 2010 Yazan admin  
Kategori haberler

Korhan Korkan Kimdir Hakkında

Adı : Korhan
Soyadı : Işıklı
Doğum Tarihi : 1978
Doğum Yeri : İzmir
Mesleği : Şarkıcı
Eğitim :Üniversite Mezunu

Korhan İzmir Karşıyaka’da 4 kardeşin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Ortaokul’da iken piyano çalmaya başlayan Korhan o küçücük yaşında iken büyükleri ile birlikte orkestralarda klavye çalmaya başladı. Rock müziğine olan ilgisinden dolayı lise yıllarında gitar eğitimi alan Korhan 90 yıllarda düzenlenen

Bebek Bakımı Hakkında

25 January 2010 Yazan by oasis  
Kategori Sağlık

Bebek Bakımı Hakkında


Bebeklere masaj nasıl yapılır? Banyoda nelere dikkat etmeli? Nefes almayan ve boğulan bir bebeğe nasıl ilk yardım uygulanır? Tüm bu soruların cevapları ve fazlası..

Bazılarımızın bildiği, bazılarımızın bildiği sandığı ve birçoğumuzun da bilmediği temel bebek ve çocuk bakımını resimlerle birlikte sizlere sunuyoruz.

Resimlerle bebek bakımı
Bebeklere masaj nasıl yapılır? Banyoda nelere dikkat etmeli? Nefes almayan ve boğulan bir bebeğe nasıl ilk yardım uygulanır? Tüm bu soruların cevapları ve fazlası…

Bazılarımızın bildiği, bazılarımızın bildiği sandığı ve birçoğumuzun da bilmediği temel bebek ve çocuk bakımını resimlerle birlikte okuyucuların istifadesine sunuyoruz.

BEBEK MASAJI

Masaja Başlarken

Bebek masajı rahatlatıcı, eğlenceli olduğu kadar onunla ilişki kurmak için biçilmez bir kaftandır. Masajı banyosundan sonra ya da karyolasında kundaklıyken yapabilirsiniz. Başlamadan önce, ona elleriniz gösterin ki masaja razı olduğunu göstersin (Eğer ilgilenmiyorsa ya kafasını çevirir ya da ters döner.)
Elinize yenebilir yağlardan örneğin zeytinyağı ya da tatlı badem yağından ılık ellerinize birkaç damla damlatın ve bebeğin ayak tabanlarında başlayın. Kendinden emin, nazik ve yavaş hareketlerle topuktan parmaklara doğru ovalayın.

Bebeğin ayaklarına doğru uzun yumuşak okşamalarla devam edin. Dizlerin üstünden uyluklara ve kalçaların üstüne kadar çıkın. İki bacağı aynı anda yapabileceğiniz gibi teker teker de yapabilirsiniz.
Vücut masajı

Bebeğin omuzlarında başlayarak yumuşak harekelerle göğsüne doğru inerek masajınıza başlayın.
Kollara omuzlardan dirseklere doğru masaj uygulayın. Bebeğin ellerinin yağlanmamasına özen gösterin. Eğer yağlanırsa ağzına götürmeden önce ellerini silin.

Eğer bebeğin karnı yumuşaksa (sert ve dolu değilse) göbeğin etrafında saat yönünde dairesel hareketlerle masaj yapın.
Yüz ve sırt masajı

Bebeğin yüzüne masaj yapmak için parmak uçlarınızı kullanın. Alnının ortasından yüzünün dışarısında ve yanaklarına doğru okşayın.
Eğer bebek ön tarafına yaptığınız masajdan sonra rahatlamışsa, onu karnı üstüne çevirin ve uzun ve yumuşak hareketlere kafasından topuklarına doğru masaj yapın.

Saygılı olun ve eğer bebek rahatsız olduysa ya da hoşlanmıyorsa masajı durdurun. Eğer çok gerginseniz ve bebek sinirli ya da huysuzsa masajdan kaçınmak en iyisidir.

YENİDOĞAN BANYOSU

Banyoya hazırlık

Yeni doğmuşu banyo yaptırmadan önce hazırlıklarınızı tamamlayın. Tüm ihtiyacınız olacak eşyaları hazırlayın ve banyonun yanına koyun. Bebeğinizi kurulamak için açılmış hazır bir havlu bulundurun.
Odanın rahat bir sıcaklıkta olduğundan emin olun ve bebek küvetini yaklaşık 5 cm ılık suyla doldurun. Suyun sıcaklığını dirseğinizle ya da bileğinizle kontrol edin. Yaklaşık 36 derece olmalıdır ve teninize sıcak gelmemelidir.

Banyo hazır olduğunda bebeğinizi soyun. Başını ve omuzlarını bir elinizle sabitleyin diğer elinizle de vücuduna destek olun ve yavaşça suya indirin.
Yenidoğanın yıkanması

Bir pamuk topunu ılık suyla ıslatın ve yeni doğmuşun kirpiklerini temizleyin. İçerden dışarıya doğru hareket edin. Her göz için ayrı pamuk kullanın.
Haftada bir ya da iki kez yenidoğanın başını yıkabilirsiniz. Bunun için onu suya yatırın ve kafasını biraz su dökün. Büyüyene kadar başını şampuanlamaya gerek yoktur.

Yenidoğanın yüzünü temizlemek için yumuşak bir bez kullanın (1), sonra boynuna ve vücuduna geçin (2). Bacak arasını ve arkasını en sona bırakın (3)
Banyo sırasında yapmamanız ve yapmanız gereken şeyler

Bebekler 5 cm daha az derin yerlerde bile boğulabilir bu yüzden asla yenidoğanı ya da herhangi bir çocuğu asla su içinde yalnız bırakmayın. Eğer banyo alanı terk etmeniz gerekiyorsa, bebeği bir havluya sarın ve yanınıza alın.
Genelde sabun kullanmak gereksizdir çünkü yenidoğanı kayganlaştırır ve tutulması zorlaşır. Ancak sabun kullanacaksanız sorbolene losyon gibi bebeğin cildini tahriş etmeyecek alternatifler kullanın.

Banyo suyunu boşaltmadan önce bebeğin karyolasında ya da beşiğinde güvenli olduğundan emin olun.

EMZİRME POZİSYONLARI
Rahat bir konum

Rahat ve sakinlemiş bir pozisyonda oturmak bebeğin emmesini daha kolay hale getirir. Sırt desteği olan bir sandalye iyi bir seçim olacaktır. Kollarınız desteklemek için yastık kullanabilirsiniz ve eğer ihtiyaç duyuyorsanız ayaklarınızı kalın bir kitap ya da ayaklık üzerinde dinlendirebilirsiniz.
Emzirme pozisyonları

Bu klasik “önden tutuş” ya da “beşik tutuşu”dur.
Resimde gösterilen “kol altı tutuşu” aynı zamanda “acemi tutuşu” diye de adlandırılır. Bu şekilde ikizleri aynı anda emzirmek mümkün olabilir. (alttaki resimlere bakın)

“Yatarak” pozisyonu özellikle sezaryenle doğum yapmış anneler için iyidir.
Diğer pozisyonlar

İlk birkaç hafta, ikizleri ayrı ayrı emzirmek daha kolaydır. Artık alıştığınızda onları “ikiz tutuşu”yla emzirabilirsiniz.
Eğer halka açık yerlerde emzirmekten rahatsız oluyorsanız, omzundan bebeği ve göğsünüzü örten ince bir muslin kullanabilirsiniz.

EMZİRME TEKNİKLERİ
Temel emzirme yordamı

Yenidoğanların her 24 saatte 6–12 kez emzirilmesi gerekebilir. Günde 8 defa genelde tercih edilen sayıdır. Alıştığınızda çoğu emzirme 20 dakika alır ancak ilk günler ve haftalarda bu süre 1 saate kadar uzayabilir. Temel yordam bebeği önce birinden emzirmek sonra ara verip altını temizleyip ikinciyi vermektir. Eğer istemezse endişelenmeyin, önemli olan emmese de sunmaktır.
Emzirme

Emzirmeye başlarken bebeği göğsünüze değecek şekilde tutun, burnu meme ucuyla aynı hizada olsun. Ucunu yavaşça burnuna ve üst dudağına dokundurun, bu ağzını açmasına yardımcı olacaktır.
Ağzı açıldığında, bebeği göğsünüze yaklaştırın ve elleriniz omzunda ve sırtında olsun. Emmeye başladığında meme çevresinin büyük kısmı ağzının içinde ve çenesi de göğsün içinde olacaktır. İyi beslendiğini, derin ve düzenli emmesinden ve yutma sesinden anlayabilirsiniz.

Eğer bebek doğru konumlandırılmazsa sadece meme başına emer ve bu çok acı verebilir. Ayrıca meme başları zarar görebilir ve süt de tam boşalmaz. Eğer bebek doğru konumlanmamışsa durun ve alttaki resimdeki gibi çıkarın ve yeniden deneyin.
Emzirmeyi kesme ve gaz çıkarma

Bebek emmeye başladığında “gerilme hissi” normaldir ancak eğer emzirme acı veriyorsa bebek doğru konumlanmamış demektir. Böyleyse durun ve bebeği göğüsten ayırın yeniden başlayın.
Bebeği göğüsten çekerek çıkarmayın, onun yerine ağzının köşesine köşesinden küçük parmağınızı damakların arasına sokup nazikçe çıkarın.

Bebeğin her emmeden sonra geğirmesi gerekebilir. Bunun için onu ayağa kaldırın ya da omzunuza yaslayın ve sırtını ovalayın ya da vurun. Her bebek geğirecek diye bir şey yoktur o yüzden endişelenmeyin.

BEBEKLERİN ALTINI DEĞİŞTİRME
Hazırlık

Bezi değiştirmeden önce, ihtiyacınız olan her şeyin bir kol mesafesinde olduğundan emin olun. Bunlar; temiz bir bez, bebek mendilleri ve bebek kremi.
Bebeği altını değiştireceği yer yatırın. Eğer huysuzluk ederse ninni söyleyin ya da en sevdiği bir oyuncağı verin.

Bebeğin altını soyun ve alt bezini çıkarın. Bezin ön tarafını dışkıyı silmek için kullanın. Kirli bezi torbaya koymadan önce sıkıcı sarın.
Temizlik ve kremleme

Bebeğin altını mendillerle yumuşak şekilde temizleyin. Kıvrımların temizlendiğinden emin olun ancak bebeğin arasını temizlemeye kalkmayın. Benzer şekilde erkeklerin sünnet derisi asla geriye itilmemelidir.
Bebeğin altının arkasını temizlemek için ayaklarını parmaklarınızla bileklerinden kavrayıp hafifçe yukarı kaldırın. Kızların önden arkaya doğru temizlenmesi enfeksiyonlar için daha güvenlidir.

Bebeklerin isilik olmaması için krem kullanın.
Yeni bez takılması

Temiz bir bez açın, yan bantların öne doğru olduğundan emin olun. Bebeği ayak bileklerinden kavrayıp bezi altına itin. Ön tarafı üstüne kapatıp, bebeğin belinde sıkıca sabitleyin.
Bebeği giydirip beşiğinde ya da karyolasında güvenli hale getirdikten sonra eski bezi atın. Bebeğin yüzüne ya da ellerine dokunmadan önce ellerinizi iyice yıkayın.

Unutmayın!
Bir bebeği asla bir yerde kendi başına bırakmayın. Saniyeler içerisinde kayabilir ya da yüzüstü dönebilirler. Eğer bebekten gözünüzü ayırmak zorundaysanız, ellerinizin üstünde olduğundan emin olun.
BEBEKLER İÇİN SUNİ TENEFFÜS
Hazırlıklı olmak ve hayat emarelerini izlemek

Tehlikeli durumlar için ilk yardım prosedürlerini iyice öğrenerek hazırlanın. Tehlike anlarında aramanız gereken numaralar cep telefonunuzda ya da sabit hattınızda kayıtlı olsun.
Eğer bebek baygınsa, hava yolunu tıkayan bir şey var mı kontrol edin. Bunlar dili, yiyecek, kusmuk ya da kan olabilir. Eğer varsa, bunları temizlemek için küçük parmağınızı kullanın.

Nefesini kontrol edin. Nefesin sesini dinleyin, göğsünün hareketlerini gözleyin ya da yanağınızla nefesi hissedin.
Sun’i teneffüs

Eğer bebek nefes alıyorsa, resimde gösterilen kurtarma pozisyonuna getirin ve acil servis 112’yi arayın. Ambülâns gelene kadar düzenli olarak hayat işaretlerinin devamını kontrol edin.
Eğer bebek nefes almıyorsa, kafasını çok hafif şekilde arkaya yatırın, çenesini dilini boğazının arkasından kurtaracak ve nefes yolunu açacak şekilde kaldırın. Bir nefes alın ve ağzını ve burnunu ağzınızla kapatın. Bir saniye kadar yavaşça ve kesintisiz nefes verin. Göğsünün kalkışı ve inişini gözleyin; yeniden bir nefes alın ve aynı hareketi tekrarlayın.

Eğer hala hayat işareti yoksa 112’nin arandığından emin olun ve göğüs kompresyonlarına başlayın.
Göğüs kompresyonları

İki parmağınızı bebeğin göğsünün tam ortasında konumlandırın ve dakikada 100 tane olacak şekilde 30 kere kompresyon uygulayın. (Yaklaşık 2 saniyede beş kez ve 12 saniye boyunca) Her kompresyon göğsü 3’te bir oranında içe girmelidir.
30 kompresyondan sonra, nefes alın ve bebeğin ağzını ve burnunu ağzınızla kapatıp 2 kesintisiz nefes verin. Göğsün kalkışı ve inişini gözleyin.

Tıbbi yardım ulaşana kadar iki nefes arkasında 30 kompresyon uygulamaya devam edin. Eğer hayat izleri başlarsa bebeği üst resimlerde gösterilen kurtarma pozisyonuna getirin. Ancak nefesi kontrol etmeye devam edin ve tekrar kompresyona başlamaya hazır olun.

Uyarı!
Bu bilgi ilk yardım eğitimi yerine geçmez. Anne ve babalar dahil her bireyin ilk yardım konusunda eğitim alması bir vatandaşlık sorumluluğudur.
ÇOCUKLAR İÇİN SUNİ TENEFFÜS
Hayat emarelerinin kontrolü

Bir çocuk bilinçsizce, ilk yapılacak şey ağzında nefes almasına engel olan bir şey olup olmadığını kontrol etmektir. Bunlar yiyecek, dili, kusmuk ya da kan olabilir.
Eğer bir şeyler bulunursa, yanına çevirip ayağını gösterildiği gibi yukarı kıvırın. Bu kurtarma pozisyonu olarak bilinir. Nefes almasına engel olan şeyleri parmaklarınızla temizleyin ve ardında nefesini kontrol edin.

Eğer tıkayan bir şey yoksa nefesini kontrol edin. Nefesin sesini dinleyin, göğsünün hareketlerini gözleyin ya da yanağınızla nefesi hissedin.
Sun’i teneffüs

Eğer çocuk nefes alıyorsa, resimde gösterilen kurtarma pozisyonuna getirin ve acil servis 112’yi arayın. Ambülâns gelene kadar düzenli olarak hayat işaretlerinin devamını kontrol edin.
Eğer çocuk nefes almıyorsa, bir elinizi alnına koyun ve diğer elinizle çenesini yukarı kaldırarak ağzını açın. Ağzınızı ağzının üzerine kapatın ve burnunu yavaşça sıkın ve iki kesintisiz nefes üfleyin.

Eğer hala hayat işareti yoksa 112’nin arandığından emin olun ve göğüs kompresyonlarına başlayın.

Göğüs kompresyonları

Çocuğunun göğsünün ortasında ellerinizin ökçesini konumlandırın; parmaklarınızı gösterildiği gibi göğsün üzerinde kilitleyin. Ökçenizi kullanarak 30 kompresyon uygulayın. Her kompresyon göğsü 3’te bir oranında içe bastırmalıdır.
Her 30 kompresyondan sonra, nefes alın ve çocuğu ağzını ağzınızla kapatıp burnun sıkın ve 2 kesintisiz nefes verin. Göğsün kalkışı ve inişini gözleyin.

Tıbbi yardım ulaşana kadar iki nefes arkasında 30 kompresyon uygulamaya devam edin. Eğer hayat izleri başlarsa çocuğu resimde gösterilen kurtarma pozisyonuna getirin. Ancak nefesi kontrol etmeye devam edin ve tekrar kompresyona başlamaya hazır olun.
Uyarı!
Bu bilgi ilk yardım eğitimi yerine geçmez. Anne ve babalar dahil her bireyin ilk yardım konusunda eğitim alması bir vatandaşlık sorumluluğudur.
GÜVENLİ UYKU REHBERİ

Güvenli uyku pozisyonları

Bebeklerin sırt üstü uyumaları “beşik ölümü” diye bilinen “Ani Bebek Ölümü Sendromu”na (SIDS) karşı en iyi önlemlerden biridir.
Yüzüstü yatan bebekler daha çok SIDS riski altındadır. Bu nedenle bu pozisyondan uzak durmak gerekir.

Yana doğru yatış da SIDS ile ilişkilendirilir bu nedenle en iyisi “sırt üstü yatış” pozisyonunu korumaya çalışmaktır.
Güvenli giysiler ve yatırma

Beşiğe ve karyolaya düzgün oturan temiz bir döşek kullanın. Bebeğin ayakları beşiğin sonuna gelecek şekilde yatırın ve örtülerin güvenli olduğundan emin olun.
Pamuklu yorganlar, yastıklar, yumuşak oyuncaklar gibi bebeğin kafasını uyurken kapatacak şeyler beşikte ve karyolada olmamalıdır.

Güvenli uykunun OLMAZ’ları

Bebeği hafif pamuk ya da muslin bir kumaşla kundaklamak onun uyurken yüzüstü dönmesine engel olacaktır. Kundaklanmayı sevmeyen bebekler için, çocuk uyku tulumlarını tercih edebilirsiniz.
Aşırı sıcaklığın SIDS’le ilişkili olduğu bilinir bu nedenle bebeğinizi fazla giydirmeyin ya da beşiğine kafasında bir şapkayla yatırmayın. Bir bebeği giydirmenin en iyi yolu kendinizden örnek almaktır. Yani rahat ve ılık ancak sıcak olmayan giysiler.

Sigara içen ebeveynlerle SIDS arasında güçlü bir ilişki vardır. Bebeğinizi SIDS’den korumak için en iyi yol bırakmaktır. Ancak bırakamıyorsanız, en azından onun pasif dumana maruz kalmaması için evin dışına çıkın.
Ani Bebek Ölümü Sendromu
Beşik Ölümü diye bilinen bu sendromda bebek nedeniz ve beklenmedik şekilde hayatını kaybeder. SIDS, bir aylık ve 1 yaşında bebekler arasında en yaygın ölüm nedenidir. SIDS’den ölen bebeklerin çoğunluğu 6 aylıktan daha küçüktür.
BOĞULMAKTAN KURTARMA
Boğulma sırasında yapılması gerekenler

Bebekler ve küçük çocuklar küçük bir pilden daha küçük her şeyle boğulabilirler. Bunu önlemek için bu nesneleri ulaşabilecekleri yerlerden uzak tutun. Beş yaşının altında çocuklar yemek yerlerken başlarında olun ve yiyeceklerinin küçük parçalara ayrıldığından emin olun.
Eğer bebek boğulma emareleri gösteriyorsa 112’yi arayın ve tıkayan şeyleri çıkarılması için bu yönergeleri izleyin.

Eğer bir çocuk boğulma işaretleri gösteriyorsa, sakin olun ve ondan nesneyi çıkarması için öksürmesini isteyin. Eğer bu işe yaramazsa, şu adımları izleyin.
Boğulmaktan kurtarma- 1 yaş altı bebekler

Bebeği kolunuzun üzerine yatırın ve elinizin ökçesini kullanarak omuz başları arasında sıkıca vurun. Beş kez tekrarlayın. Her vuruştan sonra durun ve nesnenin çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Tıkayan şeyi bebeğin ağzından küçük parmağınızla çıkarın.
Eğer nesne çıkmadıysa, bebeği sırtüstü yatırın ve iki parmağınızı göğsünün ortasına koyarak 5 kez baskı uygulayın. Her baskı arasında nesnenin çıkıp çıkmadığından emin olun.

Eğer bebek hala boğuluyorsa, 112’nin arandığından emin olun ve yeniden 5 kez sırtına ve 5 kez de önüne baskı uygulayın. Bebek bilincini kaybettiği anda suni teneffüse geçin.
Boğulmaktan kurtarma- 1 yaş üstü çocuklar

Çocuğunuzu öne doğru eğin ve elinizi ökçesiyle omuz başlarının arasında sertçe vurun. Her vuruştan sonra nesnenin çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Eğer 5 kereden sonra çıkmadıysa, göğüs vuruşlarını deneyin.
Bir elinizi çocuğun sırtına koyun ve diğer elinizi de göğsünün ortasına. Elinizin ökçesini kullanarak göğüs kompresyonunda olduğu gibi 5 baskı uygulayın. Buradaki vuruşlar daha yavaş ancak daha keskindir. Her darbeden sonra nesnenin çıkıp çıkmadığını kontrol edin.

Eğer çocuk hala boğuluyorsa, 112’nin arandığından emin olun ve yeniden 5 kez sırtına ve 5 kez de önüne baskı uygulayın. Çocuk bilincini kaybettiği anda suni teneffüse geçin.
Uyarı!
Bu bilgi ilk yardım eğitimi yerine geçmez. Anne ve babalar dahil her bireyin ilk yardım konusunda eğitim alması bir vatandaşlık sorumluluğudur.

NASIL KUNDAKLAMALI
Kundağın faydaları

Kundaklama bazı bebekler için yatıştırıcı olmasının yanında uyurken yüzüstü dönmelerine engel olduğu için SIDS önlemi olarak da faydalıdır. Bebekler kendileri dönebilecekleri zamana kadar kundaklanabilirler.
Tüm bebekler kundaklanmayı sevmediği için işaretleri iyi gözleyin ve onun isteklerine saygılı olun. Bebek uyku tulumları iyi bir alternatiftir zira yenidoğanların sırt üstü uyumalarını sağlayarak SIDS riskini azaltır.

Ebeveynleriyle yatan bebeklerin kundaklanması tavsiye edilmez çünkü bu aşırı sıcaklamaya neden olabilir. (Bilinen bir SIDS nedeni). Bu durumda kendiniz ne giyecekseniz bebeğinizi de aynı şekilde giydirin.
Kundak nasıl yapılır?

Bebekleri kundaklamanın birçok yolu vardır. Bunlardan en çok kullananı:
1) Pamuk ya da muslin bir bez kullanın. Üst tarafını yaklaşık 20 cm olarak kıvırın; bebeği üzerine omuzları üst kısma gelecek şekilde yatırın.

2) Bebeğin ellerinden birini katladığınız yerin altına koyun.
3) Bezin ucunu bebeğin vücudunu sararak ayakları altına sıkıştırın.
4) Diğer elini de katladığınız yerin altın koyun.
5) Öteki ucu da bebeğin vücudunu sararak sırtının arkasına sıkıştırın.
6) Açıkta kalan fazla kısımları bebeğin ayaklarının altına yerleştirin. Bebekler sıkı olarak kundaklanmayı sevseler de, kundağın çok sıkı olmadığından emin olun.
Kundak altına ne giydirmeli?

Sıcak havalarda kundağın altında bebek sadece bir fanilaya ve beze ihtiyaç duyar. Aşırı sıcak SIDS’le ilişkili olduğu için uyuduğu odanın rahat bir sıcaklıkta olmasına özen gösterin.
Serin havalarda, kundak altında bebeğe hafif bir tulum giydirin. Battaniye kesinlikle kullanmayın zira bu bebeğin aşırı sıcaklamasına neden olabilir. Aynı şekilde bebek bir enfeksiyonla mücadele ederken evi de aşırı ısıtmaktan uzak durun.

Kundağın kafasını, kulaklarını ve çenesini kapatmadığından emin olun. Uzun gelen kundaklar bebeğin nefes almasına engel olabildiği gibi aşırı sıcaklamasına da neden olabilir.

Dağlıca davasının gerekçeli kararı çıktı

20 January 2010 Yazan cingoz  
Kategori Genel

Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Dağlıca Tabur Komutanlığı’na 21 Ekim 2007′de yapılan baskınla ilgili davanın gerekçeli kararı açıklandı. Van Askeri Mahkemesi’nin gerekçeli kararında şu değerlendirmeler var:

Terör örgütü PKK üyelerinin teslim aldığı 8 asker hakkındaki davada Er Ramazan Yüce’yi ‘askerleri emre itaatsizliğe teşvik’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran Van Askeri Mahkemesi, ilginç değerlendirmelerde bulundu.

Askerlerin, şartlar ne olursa olsun şahsi tehlike korkusunu yenerek sonuna kadar mücadele etmesi gerektiğini savunan mahkeme, şehit düşenleri örnek gösterdi.

İnsani duygular bahane edilerek olaya yaklaşılması durumunda askerlik mesleğinin yapılamayacağı belirtilen gerekçeli kararda, “Yakın tarihimizde daha da olumsuz şartlara rağmen atalarımızın hayatlarını feda ederek, bu vatanı bizlere emanet etmiş olduklarını gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Üst bölgesinde görevli olan 12 personelin şehit olmasına ve 17 personelin yaralanmasına rağmen canları pahasına çatışmaya devam etmiş, silahlarını bırakarak teslim olmamışlardır.” denildi.

ASKERLER SALDIRIYA HAZIRLIKSIZ YAKALANDI

Mahkemenin kararında, taburun üst bölgesindeki asker sayısının az olduğu belirtildi. Ardından da şu değerlendirmede bulunuldu: “Ani başlayan saldırı ile askerlerin hazırlıksız olduğu, irtibat kopukluğu, sevk ve idare yaşanan olumsuzluklar nedeniyle etkin mücadele yapamadıkları ne yazık ki bir gerçektir.”

Gerekçeli kararda, askeri helikopterlerin olay yerine geç intikal etmesiyle ilgili iddialar da yer aldı.

Mahkemenin konuyla ilgili olarak Yüksekova’daki tugay komutanlığına sorduğu sorulara Yarbay Onur Dirik cevap verdi.

Dirik’in konuyla ilgili ifadesi şöyle: “Olaydan 20 dakika sonra helikopter desteği istendi. Mevcut imkanlar dahilinde havalanan helikopterler, hava ağarmadan saat 03.30′da olay yerine müdahale edebilmiştir. Tehdit değerlendirmesi, güzergah planlaması, uçuş emniyeti tedbirlerinin gözden geçirilmesi gibi nedenlerle bu süre normaldir.”

Dağlıca saldırısında 12 asker şehit olmuş, 8 asker teröristler tarafından kaçırılarak Kuzey Irak’taki kamplara götürülmüştü. Olaydan 14 gün sonra serbest bırakılan askerler hakkında dava açılmıştı.

CİHAN

blogger com hakkında bilgi

18 January 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

Pyra Labs tarafından geliştirilip Google tarafından satın alınan, İnternet’teki ilk blog hizmet sağlayıcısıdır. En çok ziyaret edilen ilk on ağ sitesinden birisidir. Üye sayısı’nın 2 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Günde 18 milyon civarında ‘tık’lanmaktadır. Türkçe dahil onlarca dil desteği ile birlikte hizmet vermektedir. 24 Ekim 2008 tarihinde Telekom tarafından siteye erişim engellenmiş ve engellenme sebebi dahi belirtilmemiştir.